ALS Hastalığı Nedir? ALS Hastalığının Tedavisi Var Mı? ALS Hastalığı Nasıl Bulaşır?

ALS Hastalığı

ALS Hastalığı

Son dönemde dikkat çeken ve pek çok kişinin destek vermek amaçlı kampanyaya katıldığı ALS hastalığı çok ciddi sorunları beraberinde getiren  hasta kişiye ve hasta kişinin yakınlarına büyük sıkıntı veren kısacası hastayı ve hasta yakınının üzerinde ciddi sorunlar oluşturan bir hastalık.İçi buz dolu bir kovanın kafadan aşağı boşaltılması ile farkındalık oluşturularak dikkat çekilmeye çalışılan ALS  ( Amyotrofik Lateral Skleroz ) hastalığı genellikle zeki insanlarda görülüyor.

ALS  ( Amyotrofik Lateral Skleroz ) Hastalığı Nedir?

Dünyada ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) ve Motor Nöron Hastalığı her ikisi de aynı anlamda kullanılan merkezi sinir sisteminde, omurilik ve beyin sapı adı verilen bölgede motor sinir hücrelerinin (nöronların) kaybından oluşan bir hastalıktır. ALS hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir.

İstemli hareketleri yaptıran 2 grup sinir hücresi bulunur ve bunlara motor nöron denir. ALS Hastalığı, merkezi sinir sisteminde, omurilik ve beyin sapı adı verilen bölgede motor sinir hücrelerinin (nöronların) kaybından ileri gelir. Bu hücrelerin kaybı kaslarda güçsüzlük ve erimeye (atrofi) yol açar. Ayrıca erken ya da geç hareketin birinci nöronu  yani alfa nöronlar  da hastalanır.İkinci motor nöron ise i 1. nöronun iletisini kaslarımıza iletirler. Bu durumda 1. veya 2 . motor nöronlarda meydana gelen hastalıklara Motor Nöron Hastalığı denir.  Zihinsel fonksiyonlar ve bellek ise bozulmaz.

ALS Hastalığının nedenleri olarak tarım ilaçları ve ağır metaller gibi bazı çevresel etkenler, hormonal bozukluklar, vitamin eksikliği, virüsler, kanser gibi pek çok etkenin hastalığa yol açtığından şüphelenilmişse de ancak bunların hiçbiri ile ilgili hiçbir kesin kanıt bulunamamıştır.

ALS  Hastalığı Risk Faktörleri Nelerdir?

Risk faktörü denildiğinde bir kişinin bir hastalığa yakalanma riskinin artması kastedilmektedir. ALS hastalığında da risk faktörleri olmakla beraber kesin olarak hastalığın nedeni bilinmemektedir.

*Tüm ALS hastalarının %90’ı sporadik (bireysel), %10’u ailesel ALS hastasıdır. Ailesel ALS hastalarının da  yarısı  yani %50 ‘si kalıtsaldır.

*Yaş- 40 yaşından sonra MNH yani ALS  geliştirme riski önemli ölçüde artar .

*Cinsiyet önemlidir. Özellikle 65 yaşına kadar erkekelerde gelime riski kadınlardan yüksektir.70 yaşından sonra kadınlar ve erkekler için de risk aynıdır.

*Yaşanılan yer ALS hastalığı için risk açısından önemlidir. ALS  görülme sıklığı Japonya, Batı Yeni Gine ve Guam`da dünyanın diğer bölgelerine göre önemli ölçüde yüksektir.

* Sigara içmek

*Kafa yaralanmaları, özellikle tekrarlanan kafa travmaları

*Tarım ilaçlarına maruz kalmak

*Yağ oranı çok yüksek olan diyetler

*Formaldehit gibi kimyasallara maruz kalmak

ALS  Hastalığı Kimlerde Görülür?

ALS dünya çapında en sık görülen nöromüsküler, yani hem kas hem de sinir ile ilgili olan, dünya çapında her ırktan birçok insanı etkilemiş, en önemli hastalıklardan biridir. Her yıl dünyada, ortalama olarak her yüz bin kişide 1 veya 2 tane  ALS vakasına rastlanır. Hastalık genellikle 40-60 yaşları arasında insanlarda görülse de daha genç veya yaşlı olan kişilerde de bu hastalığın görüldüğü olmuştur. Hastalıktan erkekler, kadınlara göre biraz daha fazla etkilenirler.

Genellikle erişkin yaşlarda (40-50) ve erkeklerde, kadınlara göre biraz daha sık görülür. Görülme sıklığı (insidansı) 100.000 de 1-1,5 civarındadır. Daha genç ve daha ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir ve genellikle zayıf insanlarda görüldüğü dikkat çekmektedir.

ALS  Hastalığı Belirtileri:

ALS hastalığı belirtileri her hastada aynı olmaz ve ilk belirtiler genelde dikkat çekmez ve gözden kaçar.İlk belirtiler, kaslarda seğirme, titreme, kas zayıflığı sonucunda kolların veya bacakların etkilenmesidir. Bu tür belirtilerin zamanla artması sonucunda ALS hastalığı ortaya çıkar. ALS’nin belirtileri sonucunda vücutta hangi kas etkilenmekteyse o kısım ilk olarak zarar görür. Hastaların % 75’inde ilk belirtiler, kol ve bacak kaslarında görülmüştür. Bu vakaların bazılarında hastalık önce bacaklardan bir tanesini etkilemiş ve hastalar da bunu ilk olarak yürürken veya koşarken sendeledikleri sonucu keşfetmişlerdir.

Kaslardaki zayıflık ellerde ya da bacaklarda, ağız-yutak bölgesinde ya da dilde başlayabilir ve sürekli ilerleyerek yayılır. Bu yayılma “bulber” alandaki kasları da tutabileceği için konuşma ve yutma güçlüğüne neden olabilir. İleri evrelerinde solunum yetersizliğine de yol açabilir.

ALS  Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?

ALS Hastalığının tanısı  klinik belirti ve bulgulara dayanarak konur. Yine de, hastalık pek çok kas ve sinir hastalığı ile karışabildiği için bazı tetkiklerin yapılması gerekir. Tanıya yardım eden yöntem deneyimli elektronörofizyolog tarafından yapılan Elektromiyogram (EMG) tetkikidir. Başka hastalıklarla karışabileceğinden, beyin ve omurilik manyetik rezonans görüntüleme (MRG), bazı kan ve idrar tetkikleri, lomber ponksiyon (bel sıvısı incelemesi), kas biyopsisi gerekebilir.

ALS Hastalığında tanı koyarken dikkate alınacak olan belirtiler:

* Kas atrofisi (kas hacim kaybı)

*Kas zayıflığı

*Seğirme

* Kas tonusunda artma

* Normal kas reflekslerindeki değişmeler

Eğer nörolog hastanın vücudunun en az üç yerinde motor nöron işaretleri bulursa, kesin bir MNH teşhisi konulabilir.

ALS  Erken Teşhis Mümkün mü? Hastalığın Evreleri Neler?

ALS Hastalığında güçsüzlük, zaman içinde başladığı bölümden kol, bacak, dil ve yutak kasları gibi diğer alanlara yayılır. Bütün vücutta kaslarda erime, güçsüzlük, seyirmeler nedeniyle hastanın günlük yaşam aktivitesi kısıtlanabilir. Tek başına iş göremeyebilir. Yemek yiyemez, giyinemez, yıkanamaz. Yataktan dahi kalkamayabilir. Hastalığın kritik dönemi solunum kaslarının da güçsüzleştiği zamandır. Hastanın hızlı ve yakın tıbbi desteğe ihtiyacı vardır.

ALS’nin seyri her hastada farklı şekilde olur. Hastalıkta hayatta kalma süresi genellikle 4-6 yıl olarak verilse de, 10 yıl ve üstünde yaşayan pek çok hasta vardır. Hastalığın ileriki safhalarında hastalar, solunum sistemlerindeki kasların zayıflamasından dolayı solunum güçlüğü çekerler. Yapay solunum ile hastanın solunumu desteklenerek bir süre daha hastanın rahat ettirilebilir ve solunum problemleri biraz daha azaltılabilir. Fakat bu işlemlerin yapılması ALS’nin yayılmasını ve ilerlemesini etkilemez. ALS hastalarının büyük bir çoğunluğu hastalığın belirtilerinin çıkmasından itibaren 3 ile 5 yıl içinde solunum yetmezliğinden ölmektedir.İyi bir tıbbi ve sosyal destek ile 20 yıldan fazla yaşayan ALS hastaları vardır. Bu farkın nedeni tam olarak bilinmemektedir.

ALS  Hastalığı Tedavisi:

ALS Hastalığının maalesef henüz kesin bir tedavisi yok , yapılan tedaviler hastanın yaşam kalitesini korumak ve hastayı rahatlatmak için yapılan semptomlara yönelik tedavilerdir.  ALS hastalığının tedavisi ile ilgili araştırmalar tüm hızıyla devam etmektedir.

Hastanın mümkün olduğunca rahat ettirilmesi, normal yaşamını sürdürmesini sağlayacak destekleyici tedaviler çok önemlidir. ALS hastalarının rehabilitasyonu çok önemlidir ve  her hastanın ihtiyacına göre belirlenir.

ALS Hastalığı Destekleyici Tedavileri:

* Kas ağrısı, kramp ve Kas Sertliği (spastisite) için ilaç tedavileri

*Duygusal durum değişikliği için hasta ve yakınlarına psikiyatrik yaklaşım ile tedavi

* Konuşma problemlerinin konuşma terapisti ile birlikte tedavisi

* Salya artışı ve yutma problemi sorunları için ilaç veya PEG denilen tüp ile besleme tedavisi

* Ağrı tedavisi

*Solunum problemlerinin tedavisi için trakeostomi veya solunum cihazına bağlama

Not: Bu sitedeki bilgiler tavsiye niteliğinde olup tedavi amaçlı değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime danışınız.

 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.